Herkesin şöyle bir baktığında Arjantin’in peşinde Bosna-Hersek’in çıkacağını tahmin ettiği bir grup. İki takım da rakipleri İran ve Nijerya’ya göre daha güçlüler. Sürprize çok yer olmayacağını düşünsem de kaybedecek bir şeyi olmayan İran ve Nijerya son ana kadar grupta heyecanı üst düzey tutacaktır.
Arjantin
Bir Arjantinlinin en büyük hayali Brezilya’da Dünya Kupası
kazanmaktır diye düşünüyorum. Önlerine bu şans geldi ve kendi standartlarına
göre kolay bir gruptalar.
Kadro:
Arjantin’in açıklanan 26 kişilik kadrosunda 24 yaşındaki
savunma oyuncusu Marcus Rojo’dan daha genç bir isim bulunmuyor. Oyuncuların
büyük bir kısmı bir sonraki kupada da forma giyebilecek yaşlarda (26-30 arası
dağılım) olsa da yaş itibariyle şimdiki kadar verimli olamayacakları açık. Bu
da Brezilya’da oynanan kupada takım için altın çağlarını sahaya yansıtmaları
için motivasyon unsuru olacaktır.
Tabi ki kaptan Lionel Messi başta olmak üzere, Agüero, Di
Maria, Higuain, Lavezzi oldukça korkutucu bir hücum hattına sahipler. Öyle ki
Juventus’ta tekrar parlayan Tevez bile -Sabella ile ilgili açıklamaları nedeniye çok beklenmese de- bu kadroda yer bulamadı. Messi ve
Higuain’in elemelerde adam başı 10 gol attığını göz önüne alırsak Arjantin’in
grup aşamasında gol bulmakta çok da zorlanmayacağı açık.
Hücum kadar güven vermeyen savunmada ise göze ilk çarpan
isim oldukça iyi bir sezon geçiren, Portekiz’de üç kupayı kazanıp Avrupa
Ligi’ni penaltılarla kaçıran Benfica’nın savunma gücü Ezequiel Garay. Benim
Bayern Münih’te oynadığı zamandan beri güvenmediğim ve bu seviyede forma
giyebilmesine şaşırdığım Manchester Cityli Demichelis ise savunmada saatli
bomba olarak görev yapmak üzere kadroya alınmış ve Sabella’nın açıklamalarına
göre son 23e kalacak gibi görünüyor. Açıkçası oynarsa da bu lafları yedirecek
bir performans beklemiyorum.
Teknik Direktör: Alejandro Sabella
2011’de Arjantin’in başına gelen Sabella’nın 2009’da
başlayan teknik adamlık kariyerinde Estudiantes’ten başka çalıştırdığı bir
kulüp bulunmuyor. Orada da ilk yılında Copa Libertadores’i kazanmayı başarmış.
Takıma gelir gelmez Messi’ye kaptanlığı vermekle başlayıp keskin hamleler yaptı. Tevez ile tartışması Tevez'in milli takımdan ayrılmasına sebep oldu. Venezuela’ya deplasmanda 1-0 yenilip tereddüt yaşatsa da Arjantin’i eleme
gruplarından 1. olarak çıkarmayı başardı.
Daha önceki teknik direktörlerden daha az şöhrete sahip olmasına rağmen
takım, özellikle Messi, oynatmaya istediği futboldan keyif alıyor gibi
gözüküyor.
Bunda iş var:
Elbette herkesin gözü Lionel Messi’nin üzerinde olacak özellikle
de üzerinde “milli takımda iş yapmıyor” eleştirilerinin baskısı varken. Ama
gözler onun üzerindeyken daha fazla parlayabilecek bir isim var: Angel Di
Maria. Özellikle Şampiyonlar Ligi finalinde oldukça formda gözüken
Real Madrid’in kanat oyuncusu Dünya Kupası’nda bu formunu koruyarak takımının
ilerlemesinde büyük pay sahibi olabilir.
Bosna-Hersek
2010 Dünya Kupası ve 2012 Avrupa Kupası play-off
eşleşmelerinde Portekiz’e elenen Bosna-Hersek durumdan ders çıkartmış olacak ki
Brezilya’ya eleme grubunu hücuma dayalı saldırgan bir futbolla 1.bitirerek
geldi. Kaliteli oyuncularıyla gittikçe güçlenip orta-üst sınıf bir takım olan
Bosna-Hersek katıldığı ilk Dünya Kupası’nda hücumcu futboluyla biz izleyenlere
keyif verecek gibi görünüyor.
Bosna kadrosu oldukça kaliteli birçok futbolcuyu içinde
barındırıyor. Takımın defansif yönü hücuma göre daha zayıf kalsa da kalede
Stoke City’nin parlayan kalecisi Asmir Begovic ve B.Leverkusen’in stoperi Emir
Spahic’in varlığı taraftarlara bir nebze de olsa rahatlık veriyor.
Kadroda sadece iki forvetin olması ise dikkat çeken bir
nokta. Bu forvetlerden birinin Edin Dzeko diğerinin Vedad Ibisevic olması kağıt
üstünde yeterli gibi görünse de yaşanacak bir sakatlık veya alınacak cezalar
forvet bölgesinde ciddi sıkıntılara yol açacaktır. Susic’in bu durumda
kullanmayı düşündüğü oyuncu ise bir sağ kanat oyuncusu olan ve İBB’de forma
giyen Edin Visca olarak tahmin ediliyor. Ibisevic demişken, 2008-2009 sezonunda
Hoffenheim’ı ligin ilk yarısında ligin tepesine çıkarmışken hazırlık maçında
yaşadığı sakatlık olmasaydı o sezon hem kendisi hem de Hoffenheim için çok
farklı olacaktı.
Bosna’nın en güçlü olduğu yer ise ortasaha. Çin’de forma
giyiyor olmasına rağmen takımda hala maestro konumda olan Misimovic, Roma’da
harika bir sezon geçiren Pjanic, Lazio’da forma giyen Senad Lulic’in yanında
ülkemizde Gençlerbirliği’nde forma giyen Haris Medunjanin ile K.Erciyesspor’da
oynayan Senijad Ibricic, İBB ile Süper Lig’e çıkan Edin Visca ve herhangi bir
hayrını görmediğimiz, Galatasaray’dan da ayrılacak olan Izet Hajrovic gibi
isimler var.
Teknik Direktör: Safet Susic
Ülkemizde 1996-1998 yılları arasında İstanbulspor’u
çalıştırdıktan sonra 2004’te geri dönüp 2009’a kadar gezici teknik direktörlük
yapmış olan Susic elemelerde Bosna Hersek’e oldukça saldırgan bir futbol
oynattı ve bunun sonucunda 10 maçta 8 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet
alarak gruptan birinci çıkardı. Grupta maç başına 3 gol ortalamayla oynayan bir
Bosna yaratmayı başaran Susic genelde Misimovic’i 10 numara pozisyonunda
kullanırken Pjanic’e Misimovic’i destekleme görevini verdi. Güçlü takımlara
karşı tek forvete dönse de maçların genelinde ikili forvet hattını bozmadı. Neden
bu kadar hücuma yönelik oynadığı sorulduğunda da “elimdeki malzeme bu,
savunamayız saldırmak zorundayız” gibi bir cevap vermişti. Bu mentalite Dünya Kupası’nda iş yapacak –umarım
yapar- mı merak ediyorum.
Bunda iş var:
Miralem Pjanic
Bu sezon Roma’da yıldızı iyice parlayan ve Milan’a attığı golde lügatımıza
sağdan atıp sağdan geçmeyi kazandıran 24 yaşındaki futbolcu, Misimovic nedeniyle
kanatta oynuyor olsa da Bosna’nın bu noktaya gelmesine büyük katkı verdi. Tekniği ve oyun zekası oldukça yüksek olan
Pjanic, kupada Misimovic’in gölgesinden sıyrılıp Dzeko’yu bile arkaplanda
bırakacak bir performans gösterebilir.
Nijerya
5. kez Dünya Kupası’na katılan ve 4.kez kura şansları(!) yüzünden
Arjantin ile aynı gruba düşen Nijerya’nın kupadan beklentileri o kadar da büyük
değil. Daha önce 2 kez son 16ya kalan takım
mümkünse bu başarıyı bir üst basamağa çekmek istiyor.
Kadro:
Nijerya’nın şu anda genç oyuncuların biraz daha ağırlıklı
olduğu 30 kişilik bir kadrosu var. Bu kadroda ilk tanıdığımız isimler
Fenerbahçe’de forma giyen ve forvet rotasyonunda şans bulduğunda 12 gol atan Emmanuel Emenike; yine bir dönem
Fenerbahçe’de oynamış Joseph Yobo ve bu sezon Çaykur Rizespor’da 2 gol atan
defans oyuncusu Godfrey Oboabona var. Bu isimler dışında futbolseverlerin
tanıdığı kaleci Vincent Enyeama, John Obi Mikel, Victor Moses, Peter Odemwingie
ve Shola Ameobi kadroda bulunan oyuncular. Oyuncuların çoğu Avrupa’da forma
giymekte.
Teknik Direktör:
Stephen Keshi
Nijeryalı bir futbolcu olan Keshi, 2004’te başladığı teknik
direktörlük kariyerinde Nijerya’dan önce Togo ve Mali takımlarını yönettikten
sonra 2011 yılında Nijerya’nın başına geçmiş. Keshi, 2013 yılında futbolcuyken
de kazandığı Afrika Uluslar Kupası’nı takımına kazandırdı. Takımını Dünya Kupası’na Afrika elemelerinden namağlup getirmeyi
başardı.
Bunda iş var:
Ahmed Musa. 21 yaşındaki sağ kanat/forvet oyuncusu
VVV-Venlo’da sürati ve top sürüş becerisiyle birçok takımın dikkatini çekse de
CSKA Moskova’ya transfer oldu. Son 2 sezonda 69 maç 12 gol gibi bir istatistik
yakaladı. Bu turnuvada Nijerya’nın grupta oynayacağı maçlarda kontra atakların
etkili ismi olması mümkün.
İran
Açıkçası İran futbolu hakkında Mustafa Denizli’nin bir dönem
orada takım çalıştırması ve çocukluğumdan yarım yamalak hatırladığım Ali Daei dışında
bilgim yok. Biraz araştırma yaptığımda da Dünya Kupası’na dair faydalı
bilgilere ulaşamadım. Bu sırada İran’ın ilk FIFA resmiyetindeki maçını 1950’de Türkiye
ile oynayıp 6-1 kaybettiğini, bunun da 1958’de G.Kore’ye yenildikleri 5-0 ile
birlikte en ağır yenilgileri olduğunu öğrendim.
Bugüne kadar 1978, 2006 ve 2010 kupalarına katılan İran’ın
gruptan çıkmak gibi bir başarısı bulunmuyor. Bu başarıyı da burada elde edecek
gibi görünmüyorlar. 2006 ve 2010’dan
hatırladığım kadarıyla çok iç açıcı bir futbol ortaya koymamışlardı.
Kadro:
Kadronun çok büyük bir bölümü İran’da forma giyen futbolculardan
oluşuyor. En bilindik isim Fulham’ın
ortasaha/sağ kanat oyuncusu Ashkan Dejagah. Uzun yıllar Almanya’da forma giyen
Dejagah Almanya U21 takımına kadar yükselse de 2012 yılında milli takım olarak
İran’ı seçmiş bir isim. Aynı yıl Fulham’a transfer olan futbolcu Fulham’ın küme
düşmesine engel olamadı.
Teknik Direktör:
Carlos Queiroz
1989 yılından beri Portekiz, Sporting Lisbon, Güney Afrika,
Real Madrid gibi takımları çalıştırıp, 2 kez de Manchester United’da Sir’ün
yardımcılığını yapan Queiroz 2011 yılından beri İran’ın başında bulunuyor. Kariyerinde
büyük başarılar olmayan ve son kupada Portekiz’i yöneten teknik adam, 4 maçta
sadece Kuzey Kore’yi yenebildiği için görevine son verilmişti. Queiroz, İran’ı
Asya elemelerinde Güney Kore, Özbekistan, Katar ve Lübnan’ın olduğu grupta 8
maçta 16 puanla 1. çıkartarak Dünya Kupası’na getirdi.
Bunda iş var:
Serdar Azmoun. Rubin Kazan’a transfer olan İranlı 19
yaşındaki forvete ülkenin büyük bir umutla baktığı yazılmış. İran U17’de 6
maçta 7, U21’de 17’de 19 gol gibi performanslarla oynayan Azmoun Türkmen
kökenliymiş. Bunu yazmamdaki tek sebep ilerde transfer edersek yerli olarak oynatıp
oynatamayacağımızın kafama takılması. Eğer kendisinden beklendiği gibi
gelişirse Ali Daei’yi geçebileceği iddia ediliyor, bu turnuvada forma bulursa
bu iddiaların gerçekçiliğini belli edecek.
Tahminler:
Mustafa: 1-Arjantin 2-Bosna-Hersek 3-Nijerya 4-İran
Ben: 1-Bosna-Hersek 2-Arjantin 3-Nijerya 4-İran
(Mantıklı olan Mustafa'nın tahmini ancak ben Bosna'nın acemi şansının yardımıyla (!) sürpriz yapabileceğini düşünüyorum)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder