28 Mayıs 2014 Çarşamba

Grup F: Ön İnceleme


Herkesin şöyle bir baktığında Arjantin’in peşinde Bosna-Hersek’in çıkacağını tahmin ettiği bir grup. İki takım da rakipleri İran ve Nijerya’ya göre daha güçlüler. Sürprize çok yer olmayacağını düşünsem de kaybedecek bir şeyi olmayan İran ve Nijerya  son ana kadar grupta heyecanı üst düzey tutacaktır.

Arjantin

Bir Arjantinlinin en büyük hayali Brezilya’da Dünya Kupası kazanmaktır diye düşünüyorum. Önlerine bu şans geldi ve kendi standartlarına göre kolay bir gruptalar.

Kadro:

Arjantin’in açıklanan 26 kişilik kadrosunda 24 yaşındaki savunma oyuncusu Marcus Rojo’dan daha genç bir isim bulunmuyor. Oyuncuların büyük bir kısmı bir sonraki kupada da forma giyebilecek yaşlarda (26-30 arası dağılım) olsa da yaş itibariyle şimdiki kadar verimli olamayacakları açık. Bu da Brezilya’da oynanan kupada takım için altın çağlarını sahaya yansıtmaları için motivasyon unsuru olacaktır.

Tabi ki kaptan Lionel Messi başta olmak üzere, Agüero, Di Maria, Higuain, Lavezzi oldukça korkutucu bir hücum hattına sahipler. Öyle ki Juventus’ta tekrar parlayan Tevez bile -Sabella ile ilgili açıklamaları nedeniye çok beklenmese de- bu kadroda yer bulamadı. Messi ve Higuain’in elemelerde adam başı 10 gol attığını göz önüne alırsak Arjantin’in grup aşamasında gol bulmakta çok da zorlanmayacağı açık.

Hücum kadar güven vermeyen savunmada ise göze ilk çarpan isim oldukça iyi bir sezon geçiren, Portekiz’de üç kupayı kazanıp Avrupa Ligi’ni penaltılarla kaçıran Benfica’nın savunma gücü Ezequiel Garay. Benim Bayern Münih’te oynadığı zamandan beri güvenmediğim ve bu seviyede forma giyebilmesine şaşırdığım Manchester Cityli Demichelis ise savunmada saatli bomba olarak görev yapmak üzere kadroya alınmış ve Sabella’nın açıklamalarına göre son 23e kalacak gibi görünüyor. Açıkçası oynarsa da bu lafları yedirecek bir performans beklemiyorum.

Teknik Direktör: Alejandro Sabella

2011’de Arjantin’in başına gelen Sabella’nın 2009’da başlayan teknik adamlık kariyerinde Estudiantes’ten başka çalıştırdığı bir kulüp bulunmuyor. Orada da ilk yılında Copa Libertadores’i kazanmayı başarmış. Takıma gelir gelmez Messi’ye kaptanlığı vermekle başlayıp keskin hamleler yaptı. Tevez ile tartışması Tevez'in milli takımdan ayrılmasına sebep oldu. Venezuela’ya deplasmanda 1-0 yenilip tereddüt yaşatsa da Arjantin’i eleme gruplarından 1. olarak çıkarmayı başardı.  Daha önceki teknik direktörlerden daha az şöhrete sahip olmasına rağmen takım, özellikle Messi, oynatmaya istediği futboldan keyif alıyor gibi gözüküyor.

Bunda iş var:
Elbette herkesin gözü Lionel Messi’nin üzerinde olacak özellikle de üzerinde “milli takımda iş yapmıyor” eleştirilerinin baskısı varken. Ama gözler onun üzerindeyken daha fazla parlayabilecek bir isim var: Angel Di Maria. Özellikle Şampiyonlar Ligi finalinde oldukça formda gözüken Real Madrid’in kanat oyuncusu Dünya Kupası’nda bu formunu koruyarak takımının ilerlemesinde büyük pay sahibi olabilir.

Bosna-Hersek
2010 Dünya Kupası ve 2012 Avrupa Kupası play-off eşleşmelerinde Portekiz’e elenen Bosna-Hersek durumdan ders çıkartmış olacak ki Brezilya’ya eleme grubunu hücuma dayalı saldırgan bir futbolla 1.bitirerek geldi. Kaliteli oyuncularıyla gittikçe güçlenip orta-üst sınıf bir takım olan Bosna-Hersek katıldığı ilk Dünya Kupası’nda hücumcu futboluyla biz izleyenlere keyif verecek gibi görünüyor.

Kadro:
Bosna kadrosu oldukça kaliteli birçok futbolcuyu içinde barındırıyor. Takımın defansif yönü hücuma göre daha zayıf kalsa da kalede Stoke City’nin parlayan kalecisi Asmir Begovic ve B.Leverkusen’in stoperi Emir Spahic’in varlığı taraftarlara bir nebze de olsa rahatlık veriyor.

Kadroda sadece iki forvetin olması ise dikkat çeken bir nokta. Bu forvetlerden birinin Edin Dzeko diğerinin Vedad Ibisevic olması kağıt üstünde yeterli gibi görünse de yaşanacak bir sakatlık veya alınacak cezalar forvet bölgesinde ciddi sıkıntılara yol açacaktır. Susic’in bu durumda kullanmayı düşündüğü oyuncu ise bir sağ kanat oyuncusu olan ve İBB’de forma giyen Edin Visca olarak tahmin ediliyor. Ibisevic demişken, 2008-2009 sezonunda Hoffenheim’ı ligin ilk yarısında ligin tepesine çıkarmışken hazırlık maçında yaşadığı sakatlık olmasaydı o sezon hem kendisi hem de Hoffenheim için çok farklı olacaktı.

Bosna’nın en güçlü olduğu yer ise ortasaha. Çin’de forma giyiyor olmasına rağmen takımda hala maestro konumda olan Misimovic, Roma’da harika bir sezon geçiren Pjanic, Lazio’da forma giyen Senad Lulic’in yanında ülkemizde Gençlerbirliği’nde forma giyen Haris Medunjanin ile K.Erciyesspor’da oynayan Senijad Ibricic, İBB ile Süper Lig’e çıkan Edin Visca ve herhangi bir hayrını görmediğimiz, Galatasaray’dan da ayrılacak olan Izet Hajrovic gibi isimler var.

Teknik Direktör: Safet Susic

Ülkemizde 1996-1998 yılları arasında İstanbulspor’u çalıştırdıktan sonra 2004’te geri dönüp 2009’a kadar gezici teknik direktörlük yapmış olan Susic elemelerde Bosna Hersek’e oldukça saldırgan bir futbol oynattı ve bunun sonucunda 10 maçta 8 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak gruptan birinci çıkardı. Grupta maç başına 3 gol ortalamayla oynayan bir Bosna yaratmayı başaran Susic genelde Misimovic’i 10 numara pozisyonunda kullanırken Pjanic’e Misimovic’i destekleme görevini verdi. Güçlü takımlara karşı tek forvete dönse de maçların genelinde ikili forvet hattını bozmadı. Neden bu kadar hücuma yönelik oynadığı sorulduğunda da “elimdeki malzeme bu, savunamayız saldırmak zorundayız” gibi bir cevap vermişti.  Bu mentalite Dünya Kupası’nda iş yapacak –umarım yapar- mı merak ediyorum.

Bunda iş var: 
Miralem Pjanic
Bu sezon Roma’da yıldızı iyice parlayan ve Milan’a attığı golde lügatımıza sağdan atıp sağdan geçmeyi kazandıran 24 yaşındaki futbolcu, Misimovic nedeniyle kanatta oynuyor olsa da Bosna’nın bu noktaya gelmesine büyük katkı verdi.  Tekniği ve oyun zekası oldukça yüksek olan Pjanic, kupada Misimovic’in gölgesinden sıyrılıp Dzeko’yu bile arkaplanda bırakacak bir performans gösterebilir.


Nijerya


5. kez Dünya Kupası’na katılan ve 4.kez kura şansları(!) yüzünden Arjantin ile aynı gruba düşen Nijerya’nın kupadan beklentileri o kadar da büyük değil. Daha önce 2 kez son 16ya kalan takım  mümkünse bu başarıyı bir üst basamağa çekmek istiyor.

Kadro:

Nijerya’nın şu anda genç oyuncuların biraz daha ağırlıklı olduğu 30 kişilik bir kadrosu var. Bu kadroda ilk tanıdığımız isimler Fenerbahçe’de forma giyen ve forvet rotasyonunda şans bulduğunda  12 gol atan Emmanuel Emenike; yine bir dönem Fenerbahçe’de oynamış Joseph Yobo ve bu sezon Çaykur Rizespor’da 2 gol atan defans oyuncusu Godfrey Oboabona var. Bu isimler dışında futbolseverlerin tanıdığı kaleci Vincent Enyeama, John Obi Mikel, Victor Moses, Peter Odemwingie ve Shola Ameobi kadroda bulunan oyuncular. Oyuncuların çoğu Avrupa’da forma giymekte.

Teknik Direktör:  Stephen Keshi

Nijeryalı bir futbolcu olan Keshi, 2004’te başladığı teknik direktörlük kariyerinde Nijerya’dan önce Togo ve Mali takımlarını yönettikten sonra 2011 yılında Nijerya’nın başına geçmiş. Keshi, 2013 yılında futbolcuyken de kazandığı Afrika Uluslar Kupası’nı takımına kazandırdı.  Takımını Dünya Kupası’na  Afrika elemelerinden namağlup getirmeyi başardı.

Bunda iş var:

Ahmed Musa. 21 yaşındaki sağ kanat/forvet oyuncusu VVV-Venlo’da sürati ve top sürüş becerisiyle birçok takımın dikkatini çekse de CSKA Moskova’ya transfer oldu. Son 2 sezonda 69 maç 12 gol gibi bir istatistik yakaladı. Bu turnuvada Nijerya’nın grupta oynayacağı maçlarda kontra atakların etkili ismi olması mümkün.

İran
Açıkçası İran futbolu hakkında Mustafa Denizli’nin bir dönem orada takım çalıştırması ve çocukluğumdan yarım yamalak hatırladığım Ali Daei dışında bilgim yok. Biraz araştırma yaptığımda da Dünya Kupası’na dair faydalı bilgilere ulaşamadım. Bu sırada İran’ın ilk FIFA resmiyetindeki maçını 1950’de Türkiye ile oynayıp 6-1 kaybettiğini, bunun da 1958’de G.Kore’ye yenildikleri 5-0 ile birlikte en ağır yenilgileri olduğunu öğrendim.
Bugüne kadar 1978, 2006 ve 2010 kupalarına katılan İran’ın gruptan çıkmak gibi bir başarısı bulunmuyor. Bu başarıyı da burada elde edecek gibi görünmüyorlar.  2006 ve 2010’dan hatırladığım kadarıyla çok iç açıcı bir futbol ortaya koymamışlardı.

Kadro:
Kadronun çok büyük bir bölümü  İran’da forma giyen futbolculardan oluşuyor.  En bilindik isim Fulham’ın ortasaha/sağ kanat oyuncusu Ashkan Dejagah. Uzun yıllar Almanya’da forma giyen Dejagah Almanya U21 takımına kadar yükselse de 2012 yılında milli takım olarak İran’ı seçmiş bir isim. Aynı yıl Fulham’a transfer olan futbolcu Fulham’ın küme düşmesine engel olamadı.

Teknik Direktör:  Carlos Queiroz

1989 yılından beri Portekiz, Sporting Lisbon, Güney Afrika, Real Madrid gibi takımları çalıştırıp, 2 kez de Manchester United’da Sir’ün yardımcılığını yapan Queiroz 2011 yılından beri İran’ın başında bulunuyor. Kariyerinde büyük başarılar olmayan ve son kupada Portekiz’i yöneten teknik adam, 4 maçta sadece Kuzey Kore’yi yenebildiği için görevine son verilmişti. Queiroz, İran’ı Asya elemelerinde Güney Kore, Özbekistan, Katar ve Lübnan’ın olduğu grupta 8 maçta 16 puanla 1. çıkartarak Dünya Kupası’na getirdi.

Bunda iş var:

Serdar Azmoun. Rubin Kazan’a transfer olan İranlı 19 yaşındaki forvete ülkenin büyük bir umutla baktığı yazılmış. İran U17’de 6 maçta 7, U21’de 17’de 19 gol gibi performanslarla oynayan Azmoun Türkmen kökenliymiş. Bunu yazmamdaki tek sebep ilerde transfer edersek yerli olarak oynatıp oynatamayacağımızın kafama takılması. Eğer kendisinden beklendiği gibi gelişirse Ali Daei’yi geçebileceği iddia ediliyor, bu turnuvada forma bulursa bu iddiaların gerçekçiliğini belli edecek.


Tahminler:
Mustafa: 1-Arjantin 2-Bosna-Hersek 3-Nijerya 4-İran
Ben: 1-Bosna-Hersek 2-Arjantin 3-Nijerya 4-İran
(Mantıklı olan Mustafa'nın tahmini ancak ben Bosna'nın acemi şansının yardımıyla (!) sürpriz yapabileceğini düşünüyorum)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder