14 Haziran 2014 Cumartesi

Grup D: Ön İnceleme

Grup D, kuraların çekildiği gün ölüm grubu sıfatını da aldı. Grubun tarihinde toplam 7 kupası var. Üç eski şampiyonun yanı sıra, grubun sonuncu namzeti Kosta Rika her kime çelme çakarsa bavullarını erken toplayacaktır.

KOSTA RİKA

2002 Dünya Kupası'nda aynı grupta olduğumuz Latin Amerika temsilcisi, dördüncü kez katılma onurunu kazanmış oldu. En büyük başarısı 1990'da gruptan çıkmaktı, şimdi tekrarlarsa efsane olurlar.

Kadro: Kosta Rika 23 kişilik kadrosunda 10 farklı ligde oyuncusu ile kozmopolit bir takım durumunda. Lejyoner oyuncuların çoğunluğu ise Avrupa'nın kuzey liglerinde. Grupta alacakları her puan grubun dengesini şaştıracaktır. Kaleci Keylor Navas ile hücum oyuncusu Bryan Ruiz, takımın uzun süredir Avrupa'da olan ve bilinen isimleri. Arsenal'in Olympiakos'a kiralık gönderdiği Joel Campbell takımın skor umudu. Celso Borges orta sahada, Acosta ise savunmada en güvenilir isimler.

Teknik Direktör: 4 farklı Orta ve Güney Amerika liginde şampiyonluk yaşamış Kolombiyalı Jorge Luis Pinto, kurduğu savunmaya yönelik düzeni ile dikkat çekiyor. 3'lü savunmalarının başarısı bu kupada yer almalarında etkisi çok büyük.

Bunda iş var: Arsenal'in 18 yaşında iken aldığı ver her sene farklı bir takıma kiralayarak tecrübesini artırdığı Joel Campbell, en potansiyeli yüksek oyuncu. Santraforun yanı sıra kanatlarda da oynayabilen, oldukça süratli bir isim. Göstereceği performans ile Wenger'in bu seneki as kadrosunda yer bulabilir.

İNGİLTERE

1966'nın şampiyonu, bu kupa ile 14. kez en büyük arenaya çıkmış oluyor. Şampiyon olduğu kupa haricinde çeyrek final seviyesinin ötesini göremeyen İngilizler, artık şeytanın bacağını kırmak istiyor ama grupların en çetinine düştüler.

Kadro: 23 kişilik as kadronun tamamı Britanya'da (22 İngiltere + 1 İskoçya) forma giymekte. Uluslararası deneyimi en üst seviyede olan kadrolardan. Joe Hart ile uzun süre yaşanan kaleci sıkıntısı sona erdi. Leighton Baines ile Glen Johnson beklerin banko isimleri. Terry'nin ardından stoperde en büyük güvence Gary Cahill. Son Dünya Kupası deneyimlerini yaşayacak Frank Lampard ve Steven Gerrard ile, Jack Wilshere ve James Milner orta sahadaki formalar için karşı karşıya gelecekler. Daniel Sturridge ve Wayne Rooney gole en yakın isimler.

Teknik Direktör: 2012'de milli takımın başına geçmesiyle 38 yıllık teknik adamlık deneyiminde 4. kez bir milli takıma önderlik edecek Roy Hodgson. Klasik 4-4-2 sisteminden vazgeçmeye kurt hoca ve takımı, dişli rakiplerinin en küçük hatasını dahi affetmemek zorunda.

Bunda iş var: Evertonlu Leighton Baines'in etkili futbolunu bütün yıl Premier Lig'de hayranlıkla izledi futbolseverler. Pozison bilgisinin yanı sıra mesafe tanımaksızın yaptığı vuruşlar ile attığı goller seyir zevki verdi. Sol bekte oynayan Baines için, her gün Everton'a müracaat eden artıyor.

İTALYA

Kupanın olmazsa olmazlarından, 4 kupalı Akdeniz ekibi, her katıldığı kupa gibi bu yılda da favorilerden biri. Ekol olmuş oyun stilleri ve turnuva tecrübesi yüksek kadrosu ile bu zorlu grupta yollarını bulmaya çalışacaklar.

Kadro: 23 kişilik kadro, 20 Serie A oyuncusuna 3 PSG'li eklenerek oluşmuş durumda. Kaleci Buffon ve önlerindeki Chiellini ve Barzagli takımın sigortaları. Savunmanın önünde oyun zekası ile ikonlaşmış Andrea Pirlo olacak. Orta sahada öncelikli olarak görev alması beklenen diğer isimler de genç PSG'li Verratti ve Romalı De Rossi. İtalyanlar gol yollarında ise Mario Balotelli'nin eşref saatinde olmasına dua edecekler.

Teknik Direktör: 5 yıl Fiorentina'yı çalıştırdıktan sonra, 2010'dan bu yana İtalya'nın başında olan Prandelli'ye güven tam. Hücumları merkez odaklı şekillendiren bir yapı ile oynatan hoca, takımına 5. şampiyonluğu getirmek için elinden geleni yapacaktır.

Bunda iş var: Buraya yazmaya düşündüğüm adam, yazıyı yazana kadar çoktan transferini gerçekleştirdi bile. Yeni sezonda gollerine B.Dortmund'da devam edecek olan Ciro Immobile'yi Balotelli'nin yanında izleyeceğiz. Bir diğer isim ise PSG'nin genç ve hırslı orta saha Verratti. Oyun görüşü ile dikkat çeken ve Serie B'de iken Ligue 1'e transfer olan Verratti'yi izlerken büyük keyif alacağız. Son dikkat çekmek istediğim isim ise Napoli'nin genç kanat oyuncusu Insigne. Etkili driplinglerini kontrol edişi ve bitiriciliği gerçekten kayda değer. İlk 11 başlamasa bile, hem kontratak hem de skor gerektiği anlarda ilk tercih edilen adam olacak.

URUGUAY

İlk şampiyon apoletli Güney Amerika temsilcisi, futbolseverlerin tamamına yakınının sempati ile baktığı bir takım. Dünya çapında yıldızları Avrupa'nın çoğu liginde altın karmalarda bulundular bu sezonki performansları ile. Starlarının formu ile ölüm grubundan kendilerini son 16'ya atmak istiyorlar.

Kadro: Girişte de bahsettiğim gibi, kadronun çoğu figürü tek tek sayılabiliyor zorlanmadan. Kalede dünya çapında jenerasyonun en iyilerinden olan, Galatasaray'ın değişmez ismi Fernando Muslera var. Önlerinde son La Liga'nın şampiyonu Atletico'nun stoperi Godin ile eski Fenerbahçeli Lugano olacak. Walter Gargano ile Arevalo Rios orta sahada iki yönlü olarak görevlerini çok iyi yapıyorlar. Forvette ise dünyanın en formda 5 forvetinden 2'si olarak rahatlıkla tanımlayabileceğimiz Edinson Cavani ve Luiz Suarez forma giyiyor. Alternatifleri ise bir başka dünya yıldızı Diego Forlan.

Teknik Direktör: 2 dönemde şu an itibarıyla toplam 10 yıllık Uruguay milli takımı'nın başında tecrübeli antrenör Oscar Tabarez. Genel olarak 4-4-2'yi tercih eden ve 3. kez Dünya Kupası'nda görev alacak Tabarez, yıldızlarının da yardımıyla gidebilecekleri en üst yere kadar gitme hedefinde.

Bunda iş var: Kaliteli forvet bolluğu yaşayan Uruguay'ın bir santraforu da Palermolu Abel Hernandez. Son sezon takımının yeniden Serie A'ya çıkmasında golleri ile etkisi olan Hernandez kanatlarda da oynayabiliyor. Bir diğer isim ise genç takımlarda seyredenlerin iyi bir izlenim elde ettiğini söyledikleri 1995 doğumlu  ve geçen sene Atletico'nun aldığı stoper Jose Maria Gimenez. Tabarez'in oldukça tuttuğu bir isim ki 2013'ten bu yana 6 kez A milli formayı giymiş durumda. Belki de diğer Atletico Madridli Godin ile yanyan izleriz, belli mi olur.

Grubun bitişi ile ilgili tahminlerimiz Ögeday ile aynı:  1. İtalya 2. Uruguay 3. İngiltere 4. Kosta Rika


9 Haziran 2014 Pazartesi

Grup C: Ön İnceleme


C grubu, Dünya Kupası'nın adının hakkını verecek bir grup. 4 farklı kıtadan, 4  farklı ekol bir araya geldi. Takımlar arasındaki nüanslar, Top 16'ya terfi edecek takımları belirleyecek. Son maçların son anına dek kesin konuşmanın zor olacağı aşikar.

KOLOMBİYA
Güney Amerika temsilcisi 1998'den sonra ilk kez turnuvaya katılıyor. Her ne kadar en büyük kozları Radamel Falcao turnuvayı kaçıracaksa da, dinamik ve başarıya aç olmaları şanslarını yükseltecektir.

Kadro: Kolombiya'nın kesin kadrosunda 20 kişi ülke dışında bulunuyor. Avrupa tecrübesi takımın avantajlarından. Kalede Ospina olacak büyük ihtimalle. Diğer opsiyon ise Galatasaray'dan da bildiğimiz 42 yaşındaki Faryd Mondragon. Bekler Napolili Armero ve Zuniga'ya emanet olacaktır. Yepes, Balanta ve Zapata defansın diğer önemli isimleri. Fredy Guarin ve Quintero orta sahada görev alacaklar. Takımın Monaco'daki diğer yıldızı James Rodriguez ve Fiorentinalı Juan Cuadrado, yapacakları kanat akınları ile rakipler için büyük tehlike olacaktır. Falcao'nun yokluğunda ise en büyük gol potansiyeli Jackson Martinez. Ona eski Trabzonsporlu Teofilo Gutierrez destek verecek.

Teknik Direktör: 2006 Dünya Kupası'nda Arjantin'in başında çeyrek final yapan Jose Pekerman, o zaman yaptıkları ile ülkesinde bir tatminsizlik oluşturdu. Şimdi ise geldiğinden bu yana iyi bir form gösterdiği Kolombiya ile şansını deneyecek. Sürpriz kadro seçimleri meşhur olan Arjantinli hoca, bu hareketleri ile denge halindeki gruptaki dinamikleri nasıl değiştirecek göreceğiz.

Bunda iş var: Transfer haberleri sağ olsun Eder Balanta'yı çoğu kişi duymuş oldu. Çevik yapısı ile bütün büyük kulüplerin takibine takılan genç stoper için kıta değiştirme zamanı geldi. Dünya Kupası bunun için en büyük araç olacaktır. Diğer isim ise geçen yıl ülkemizdeki U20 Dünya Kupası'nda adından söz ettiren ve teknik yönü oldukça etkileyici bir isim olan Juan Fernando Quintero. Genç oyuncu forvet arkasında görev alıyor.

YUNANİSTAN
Çoğu futbolsever oyunlarından hazzetmese de, turnuvaların kadrolularından oldu son yıllarda komşumuz. Özellikle gruptaki tüm maçlarda kesin favori olmadığını hesaba katarsak; üst tura adlarını yazdırmak için şansları oldukça yüksek.

Kadro: Yunanistan kadrosunun kalite dengesi oldukça birbirine yakın. Kalede Karniezis oynayacak. Beklerde Torossidis ve Holebas'ın forması garanti gibi. Stoper mevkiisinin en büyük kozu Dortmundlu Sokratis Papastathopoulos. Kayserispor'dan bildiğimiz Tziolis orta sahada defansın önünde olacaktır. Salpingidis kanatta ve önde oldukça etkili bir oyuncu. Yılların tecrübesi Karagounis süre aldıkça doğru pas tercihleri ile takımına fayda verecektir. Forvette ise Celtic'te efsanelerin arasında sayılmaya başlayan Giorgos Samaras, devre arasında Premier Lig'e geçen ama şanssız sakatlığı yüzünden çok süre alamayan Mitroglou formanın en yakın adayları, ancak Türkiye'de oynadığı üç takımda da leblebi gibi gol atıp, adına besteler yapılan Theofanis Gekas her zaman gol atmak için hazır.

Teknik Direktör: Birkaç sezon dışında 2001'den bu yana Yunanistan ligine hakim olan Portekizli hoca Fernando Santos; 2010 yılında PAOK'tan ayrıldı ve milli takımın başına geçti. EURO 2004 şampiyonluğu dahil pek çok başarı ile özdeşleşmiş Otto Rehhagel'in sistemine en uygun aday olduğuna karar verilerek kendisine bu görev verildi. Oyun yapıları tek maçta rakibi alt etmeye daha müsait olduğu için tecrübeli hocanın ilk hedefi gruptan çıkmak.

Bunda iş var: Olympiakos'un genç stoperi Kostas Manolas, özellikle bu yıl Şampiyonlar Ligi'nde gösterdiği form ile scout ekiplerinin radarına girmiş durumda. Sokratis ile birlikte tandemde görev alması beklenen Manolas, iyi bir performans gösterirse yuvadan uçabilir.

FİLDİŞİ SAHİLİ
Afrika ekibi 2006 ve 2010'dan sonra 2014'e de katılma hakkını kazandı. Bu sefer ilk ikisinde gerçekleştiremedikleri gruptan çıkma hedefleri için ellerinden geleni yapacaklar.

Kadro: Son 1,5 senedir Fildişi Sahili dendiğinde aklımıza tek bir isim geliyor: Didier Drogba. Saha içindeki varlığının yanında, toplumsal olaylara duyarlı büyük bir centilmen olan efsaneyi. 1,5 sezon kanlı canlı izleyebildik. 36 yaşındaki kaptan ülkesi için bir ilki gerçekleştirmenin peşinde. Takımın geri kalanına bakacak olursak; Boubacar Barry tecrübesiyle yine kalesinde olacak. Defansta Kolo Toure başta olmak üzere Arthur Boka ve Çaykur Rizesporlu Viera görev alacak isimler. Yaya Toure takımın beyni olarak orta sahada forması banko. Yanında Trabzon'dan bildiğimiz Zokora ve/veya Tiote olması kuvvetle muhtemel. Forvette ise merkezinde Drogba ve yanlarında Gervinho ile Kalou'nun olduğu bir sistem izleyebiliriz.

Teknik Direktör: Yaşı yetenlerin Serie A'da Inter, Genoa ve Parma'dan hatırlayacağı, ilk ön liberolardan Sabri Lamouchi'nin ilk baş teknik adamlık görevi 2012'den beri Fildişi Sahili. Rakiplerine göre tecrübesiz de olsa başta Drogba olmak üzere, tecrübeli oyuncularının yardımını alacaktır. İlk deneyiminde gruptan çıkmak, Lamouchi'nin kariyeri için gayet iyi bir başlangıç olacaktır.

Bunda iş var: Fildişi Sahili, yeneteki ve teknik oyuncularının çoğunluğu nedeniyle tüm scout ekiplerinin daimi gözetiminde bir ülke. Genç oyuncular içinde en göze batanı ise Toulouse'un sağ beki Aurier. Bu sene Ligue 1'de, sezonun neredeyse tamamını oynayarak geçirdi ve oldukça dikkat çekiyor. Dünya Kupası kendisi için vitrin olabilir.

JAPONYA

Uzakdoğu'nun dinamik takımı, kıtasını son 5 Dünya Kupası'nın tamamında temsil etmiş olacak. 2 kez yakaladığı gruptan çıkma başarısını tecrübeli hocaları ile bir adım daha ileriye götürebilecek mi, hep birlikte göreceğiz.

Kadro: Japon 2. Ligi'nden yıldız oyunculuğa geçen Kagawa etkisinden midir bilemem ama kadronun 12 kişilik lejyoner kısmının 7'si Bundesliga'da. Mevkiilere göz atarsak; kalede 2010'da da olduğu gibi Kawashima olacak. Schalke'den Uchida ile Interli Nagatomo beklerdeki isimler. Yoshida stoper bölgesinin banko ismi. orta sahada çalışkan isimler Kaptan Hasebe ile takımın en tecrübelisi Endo göver alacaktır. Son frikik bükücülerden Keisuke Honda'yı forvetin arkasında göreceğiz. Kagawa ve Okazaki'den gol yollarında beklenti büyük. Uçta ise Zaccheroni'nin gözdesi Osako.

Teknik Direktör: Ünlü İtalyan teknik adam Zaccheroni turnuvanın en tecrübeli antrenörlerinden. 2010'da işbaşı yaptığının ertesi sene Asya Uluslar Kupası'nı takımını kazandıran hoca 4 yılda ekibine ve Japon halkına entegre durumda. Çeşitli ülkelerde çalışarak oluşturduğu harmoni en büyük avantajı.

Bunda iş var: Zaccheroni genel olarak yüksek yaş ortalamalı ir takım seçti ve bu sebeple okların yöneleceği genç bir isim seçmek imkansız.  Ancak bir ismi dikkat çekilebilir; Hotaru Yamaguchi. Önlibero oynayabilen Yamaguchi ülkesinde Cerezo Osaka forması giyiyor. Sarı fönlü saçları ile arz-ı endam edecek oyuncu, Dünya Kupası ile menajerinin telefonunu aşındırabilir.
Tahminler ise şöyle:
Ögeday: 1. Fildişi Sahili 2. Japon 3. Kolombiya 4. Yunanistan
Mustafa: 1. Kolombiya 2. Fildişi Sahili 3. Japonya 4. Yunanistan

8 Haziran 2014 Pazar

Grup E: Ön İnceleme


Fransa ve İsviçre’nin favoriler olarak öne çıktığı, Ekvator ve Honduras’ın birbirleriyle çekişirken belki bir sürprize imza atmaya çalışacağı bir grup olarak şekillendi E grubu.

Fransa

Fransızlar 2010 Dünya Kupası’na Thierry Henry’nin elinin yardımıyla İrlanda’ya attığı gol sonucu, şahsi fikrime göre İrlanda’nın lanetini alarak, gitmiş ve rezalet üstüne rezalet yaşayarak gruplarda tek gol atıp galibiyet alamadan elenmişlerdi. Bu sefer de Ukrayna’yı Henry’nin eli kadar açık olmasada tartışmalı kararlarla geçerek geldiler. Her ne kadar kupayı alabilecek takımlardan biri olarak görülseler de ben kendilerine fazla şans tanımıyorum.

Kadro:

Fransa’nın kadrosunu -Pogba (İtalya) ve Mangala(Portekiz) hariç tutulursa- 3 büyük ligde (Fransa, İngiltere, İspanya) forma giyen ve hemen hemen her futbolseverin tanıyacağı futbolcular oluşturuyor. 2010’daki kavga dövüşlerden ve efsane cezalardan, 2012’deki harala gürelelerden sonra göreve gelen Deschamps takımdaşlığın yüksek olduğu bir kadro yaramayı başardı. Hatta bunu sağlamak için sırf kendisiyle değil sevgilisiyle bile problem yaşadığı Samir Nasri’yi ısrarla dışarıda bıraktı. Bu ortama rağmen forma savaşının çok çetin olduğu bölgeler olacak.

Kalede Hugo Lloris görev yapacak ve onun yedeği de Mandanda’nın sakatlığından sonra kadroya alınan Stephane Ruffier. Landreu kadroda 2. kaleci olarak görünüyor ancak kendisinin Brezilya’da olma nedeni güzel bir jübile yapmak ve takıma liderlik etmekte Deschamps’a yardımcı olmak.
Stoper bölgesinde Koscielny, Sakho ve Varane,  beklerde sağ tarafta Debuchy ve Sagna mücadele verirken Evra sol tarafta çok daha rahat görünüyor ancak genç PSG’li Lucas Digne de Norveç maçının özetinden gördüğüm kadarıyla iyi bir performans sergilemişti.

Fransa’nın en rahat olduğu alan şüphesiz ortasaha.  Matuidi, Valbuena, Sissoko  gibi oyuncuların yanında genç yetenekler Pogba, Cabaye ve Griezmann bulunuyor. Okuduğum yorumlara göre bu ortasahanın Zidane’nın 1998’de başını çektiği ortasaha seviyesine gelme ihtimalini yüksek görüyorlar. Ancak şüphesiz ki Ribery’nin son dakika sakatlığı büyük bir eksiklik yaratacak.

Forvet hattında ise Karim Benzema, Oliver Giroud ve Loic Remy var. Deschamps büyük ihtimalle rakibe göre Benzema veya Giroud’dan birini tercih edecek.

Teknik Direktör: Didier Deschamps

Futbolculuğunda büyük başarılara imza atan Deschamps 2001’de Monaco ile başladığı teknik direktörlük kariyerinde 2003’te şampiyonluk kazandı, 2004’te Mourinho karşısında Şampiyonlar Ligi finali oynadı. 2006-2007’de efsanelerinden olduğu Juventus’u Serie B’de şampiyon yaptı –çok zorlanmasa da-. 2009’da geldiği Marsilya’yı aynı sezon şampiyon yaptı ve en sonunda 2012’de Laurent Blanc’tan boşalan koltuğa geçti. Takımını Brezilya’ya getirirken gruplarda İspanya’nın ardından 2. oldu ve play-offlarda ilk maçı 2-0 kaybettiği Ukrayna’yı Fransa’da 3-0 yendi. –tartışmalı şekilde de olsa- .

Bunda iş var:

Paul Pogba. 2 sezon önce Manchester United’dan büyük olay yaratarak kaçıp(!) Juventus’a imza atan Pogba kendini takımın vazgeçilmezlerinden yapmayı başardı. Uzun boyuna rağmen kıvraklığı, top tekniği ve oyun zekası ile efsane ortasaha Vieira’yı anımsatan genç futbolcu hızla yükselen kariyerini bu kupada, henüz 21 yaşında zirveye çıkarabilir.

Antoine Griezmann. 23 yaşındaki Real Sociedadlı sol kanat halihazırda gösterdiği performans ile birçok kulübün dikkatini çekmiş vaziyette. Fransa’nın Paraguay ile oynadığı hazırlık maçında da oyuna girer girmez Fransa’yı hücuma çıkartan ve gol atmayı başaran oyuncu Ribery’nin yokluğunda rakipler için korku yaratacak bir oyun sergileyecek. Kendisinin bir de Giuly tarzı golü bulunuyor.

-Okuyanlardan özür dileyerek yazının bundan sonrasının tamamen kendi tembelliğim yüzünden final dönemime denk geldiği için biraz basit ve kısa olacağını belirtmek istiyorum. -

İsviçre

Tarihinde en fazla çeyrek final görebilen -1954- İsviçre bu sefer kura şansının da yardımıyla gruptan kolayca çıkıp Ottmar Hitzfeld gibi bir taktik dehanın önderliğinde aynı başarıyı tekrar etmek, hatta sürprizler yapmak istiyor.

Kadro:

Ottmar Hitzfeld görece olarak genç bir kadro kurdu fakat bu kadro çok yetenekli oyunculara sahip.  Belki de İsviçre’nin tarihindeki en iyi jenerasyonlardan bir tanesi.

Gökhan İnler’in kaptanlığını yapacağı takımda kaleyi artık her turnuvadan aşina olduğumuz Diego Benaglio koruyacak. Juventus’tan Lichtsteiner, Fenerbahçe’den hatırlayacağımız Ziegler      , Philippe Sanderos gibi tanıdık isimlere İsviçre Ligi’nde top koşturan Steve Von Bergen ve Michael Lang eşlik edecek. Valon Behrami, Xherdan Shaqiri, Josip Drmic, Blerim Dzemaili, Haris Seferovic ve Granit Xhaka kadroda bulunan diğer yetenekli isimler.

Teknik Direktör: Ottmar Hitzfeld

2008’den bu yana İsviçre’nin başında olan teknik adamın kariyerinde B.Dortmund ve B.Münih ile yaşadığı Şampiyonlar Ligi zaferlerinin yanı sıra çok sayıda lig şampiyonluğu ve kupa zaferleri bulunuyor.  Takımı 2010’daki kupada grubun açılış maçında İspanya’yı yenmeyi başararak kupaya iyi başlamıştı ancak Şili’ye kaybedip Honduras ile berabere kalınca gruptan çıkamamışlardı. Bu sefer elinde daha iyi bir kadro var ve kendisi de Dünya Kupası atmosferine aşina. Daha rahat bir turnuva geçireceğini düşünüyorum.

Bunda iş var:

Xherdan Shaqiri.  Hızı, çevikliği, top sürüş becerilieri ile katı İsviçre ortasahasının hücum yolundaki en önemli silahı olacak. Hücuma yönelik birçok pozisyonda oynayabilmesi onu Bayern Münih’te süper yedek konumuna getirse de İsviçre’de kesin bir pozisyona ve formaya sahip olacak olması yeteneklerini sergileme fırsatı sunacak. Kendisinin yanında Granit Xhaka ve Josip Drmic de dikkate alınması gereken genç futbolcular.

Ekvator

Dünya Kupası’na pek formda gelmeyen Ekvator hala geçen yaz kaybettikleri Christian Benitez’in yasını tutuyor. Kupadan beklentileri pek mümkün olmasa da sürpriz yapabilmek ve en azından Honduras’ı geçmek.

Kadro:

Ekvator’un kadrosunda Manchester United’da forma giyen Antonio Valencia’yı ve Stuttgart’ta oynayan 19 yaşındaki Carlos Gruezo dışında büyük ligde forma giyen futbolcu bulunmuyor. Renato Ibarra (Hollanda) Christian Noboa (Rusya) haricinde oyuncuların çoğu kendi ülkelerinde ve Meksika’da, kalan kısmı da Arap ülkelerinde futbol oynuyor. İyi bir kadro sayılamayacakları kesin.

Teknik Direktör: Reinaldo Rueda

2004-2006 yılları arasında Kolombiya’yı, 2006-2010 arasında Honduras’ı çalıştıran teknik adam Ekvator’u Dünya Kupası’na taşıyarak şimdiden ülkede başarılı kabul edilmiş durumda. Yine de arasının oyuncularıyla çok iyi olduğu söylenemez. Takımını sürekli basın önünde, zaman zaman isim vererek eleştirdiği yazılmış.

Bunda iş var:

Dürüst olmak gerekirse kadrodan Valencia dışında kimseyi pek iyi tanımadığım için bir şey diyemiyorum. Sürpriz olsun.

Honduras:

1982 ve 2010’da da Dünya Kupası’na katılan ancak henüz galibiyet alamayan Honduras’ın Brezilya’da bulmayı beklediği şey galibiyet ve bu da Ekvator’a karşı olursa daha da güzel olacak. İngiltere’ye karşı 25 dakika 10 kişi oynayarak aldıkları 0-0lık sonuç umutlanmalarını sağladı.

Kadro:

Honduras’ın kadrosunda da Ekvator’da olduğu gibi kendi ülkesinde oynayan futbolcuların çokluğu göze çarpıyor. Bu futbolcular dışında ABD’de oynayan isimlerin sayısı da bir hayli fazla. Tanıdık isimler de mevcut tabi ki. Premier Lig izleyenlerin aşina olduğu Maynor Figueroa, Juan Carlos Garcia, Wilson Palacios, Roger Espinoza ile Celtic’de forma giyen Emilio Izaguirre’nin yanında Anderlecht’te forma giyen Andy Najar var.

Teknik Direktör: Luis Fernando Suarez

2006’da Ekvator’u Dünya Kupası’na götüren Kolombiyalı teknik adam bu sefer de Honduras ile aynı başarıyı yaşıyor. Tıpkı Reinaldo Rueda gibi eski takımıyla aynı gruba düşen Suarez’in oyun anlayışı ağırlıklı olarak rakibi bozmak üzerine. Keyif veren bir futbol izletmeyecekleri neredeyse kesin.

Bunda iş var:


Andy Najar. 21 yaşındaki kanat oyuncusunu denk geldiğim bir iki Anderlecht maçında çok dikkatlice olmasa da izlemiştim. Tekniği Belçika ligi standartlarındaydı ve gelişime açık bir tablo çiziyordu. Dünya Kupası’nda güçlü rakiplere karşı ve savunma oynayan bir takımda forma şansı bulur mu, bulursa ne kadar etkili olabilir bunları kestiremiyorum ancak biraz parlayabilir.

Tahminler:
Ben: 1-Fransa 2-İsviçre 3-Honduras 4-Ekvator
Mustafa: 1-İsviçre 2-Fransa 3-Ekvator 4-Honduras

2 Haziran 2014 Pazartesi

Grup B: Ön İnceleme


B grubu, 2010'un finalistlerini yeniden bir araya getiriyor. Aynı zamanda turnuvanın da favorilerinden olan bu 2'sinin en küçük hatasını 
bile affetmeyecek Avustralya ve Şili grubu tamamlıyor.  Neredeyse kötü geçecek maçı olmayacak bir grup olmasını beklemekteyim. Grubun maçları da genel izlenebilir saatlerde bu da şanslı yanı diyebiliriz. Ekiplere bir göz gezdirecek olursak:

AVUSTRALYA
Okyanusya elemelerinden 2006'da Asya elemelerine transfer olan takım,son 3 Dünya Kupası'na katılmayı başarmış oldu. Uzun zamandır çoğumuzun bildiği isimlerin kurgusunda olan takımda bu sefer yeni yüzler de olduğunu görüyoruz.

Kadro: Avustralya da çoğu milli takım gibi kadrosunun büyük çoğunluğu Avrupa'da, hatta bunların önemli bir kısmı bağları olduğu Britanya liglerinde. Açıklanan 30 kişilik geçici kadroya baktığımızda tecrübeli isimler Tim Cahill, Mark Bresciano ve Luke Wilkshere ilk göze çarpan isimler. Muhtemelen son kupaları olduğu için kalıcı bir iz bırakmak isteyeceklerdir. Bu isimlerin yanı sıra bir dönem ülkemizde de oynamış James Troisi, ve Mile Jedinak kadronun önemli isimleri arasında. Forvette ise bir dönem Bundesliga'yı gezdikten sonra son 5 sezonunda Japonya'da oynayan Josh Kennedy takımın gol beklentilerini oluşturuyor.

Teknik Direktör: Avustralya'nın Yunan kökenli hocası Ange Postecoglu hakkında birinci elden bir bilgim yok ancak araştırmalarım ile edindiğim izlenim hırslı bir antrenör olduğu. Bunun yanı sıra A-League'in en çok şampiyonluk kazanan teknik direktörü titri ile geliyor kupaya. Kupa esnasında ve sonrasında adından söz ettirmek isteyecektir.

Bunda iş var: Pasifik ekibinin yetenekli gençlerine baktığımızda iki isim öne çıkıyor. Bunlardan ilki şu an Borussia Dortmund'un yedek kalecisi de olsa oynadığı maçlarda potansiyelini gösteren kaleci Mitchell Langerak. Görev verildiğinde boşa çıkartmayacağını düşünüyorum. Bir diğer isim ise 3 sezondur Eredvisie'de oynayan, sol bek (stoper de oynayabiliyor) Jason Davidson. Özellikle son sezonda maçların tamamına yakınında takımı Heracles'te görev aldı. Yapacağı iyi bir performans, daha üst klasman takımlarına kapılarını açabilir.

ŞİLİ
Güney Amerika'nın dişli ekiplerinden Şili, kıtasının eleme grubundan 3. olarak çıktı ve 2010'dan sonra 2014'e de katılma hakkı kazanarak, istikrarını sürdürdü. Disiplinli ve kararlı futbolları ile grubun favorisi olan Avrupalıların ayağını kaydırmak isteyecektir.

Kadro: Açıklanan kadroya baktığımızda burada da dominasyon Avrupa liglerinde. Takımın yıldızı tartışmasız Arturo Vidal. Real Sociedad'ın kalecisi Bravo kalesinde güven veriyor. Gary Medel, Mauricio Isla ve Jean Beusejour defansta süre alması beklenen isimler. Vidal'in yanı sıra Jorge Valdivia ve Carlos Carmona orta sahanın önemli isimleri. Şili en büyük gol kozu ise Barcelonalı yıldızı Alexis Sanchez. Mauricio Pinilla ve Fabian Orellana da 23 kişilik kadroya kalırlarsa gol yollarında Alexis'in destekçileri olacaktır.

Teknik Direktör: Ülkenin gözde takımlarında Universidad de Chile'yi üç yarı sezon (Apertura-Clasura olduğu için) üst üste şampiyonluğa taşıyan Jorge Sampaoli'ye teslim Şili. Kulüp düzeyindeki bu form serisini milli takımlar düzeyine taşımak isteyecektir Arjantinli teknik adam.

Bunda iş var: Şili kadrosu genel olarak tecrübeli isimlerden oluşsa da bir isim hemen fark ediliyor. İsveç asıllı ve doğumlu ve Malmö'de forma giyen Miiko Albornoz milli takım tercihini henüz Şili olarak kullandı. En zor bulunan bir mevki olan sol bek olduğu düşünülürse, süre alıp başarılı bir performans göstermesi üst klasman liglere geçişi hızlanabilir.

HOLLANDA
2010 Dünya Kupası'nı uzatmada kaybeden Portakallar, kupayı kaptırdığı İspanya ile hem grubun hem de kupanın favorileri arasında. 3 kez kaybettikleri finali yine sonuna kadar zorlayacaklardır. Ekol olmuş oyunları ile tüm maçlarına heyecen katacaklardır.

Kadro: Uluslararası oyuncuların çokluğu ve kalitelerinin üst düzey olması sebebiyle kadroya çoğu futbolsever hakim. Eleme gruplarında yaptıkları yenileme ile tecrübeli ve başarıya aç oyuncular harmanlandı. İsimlere bakacak olursak, tabii ki ilk olarak bir yıl boyunca Galatasaray forması ile her maçını izlediğim Wesley Sneijder'i ilk sırada bahsetmek isterim. İyi bir form tuttuğu sezonda 17 gol atarak skorer yönünü de ortaya çıkardı. Kuyt da ligimizin diğer temsilcisi Hollanda'da. O da neredeyse tüm maçlarda oynadı ve hırsını takımına yayarak pek çok maçın çevrilmesini sağladı. Mevkilere bakarsak, son hazırlık maçlarını göz önünde bulundurduğumuzda Cillessen'in oynamasını bekliyorum.  Defansta Vlaar, Blind ve Martins Indi isimlerini görmemiz muhtemel. De Jong orta sahada direnç oluşturmak adına görev alacaktır. Hücüma yönelik pozisyonlarda Sneijder, Robben, Lens ve Wijnaldum gibi isimler formanın en kuvvetli adayları. Huntelaar ve Van Persie ise Hollanda'nın korkutucu gol silahları.

Teknik Direktör: Louis Van Gaal gibi bir antrenör için ne yazsak az kalır. 2014/15 sezonu için Manchester United ile anlaşan kurt hoca, ülkesine bir türlü elde edemedikleri kupayı kazanmak adına her şeyini verecektir.

Bunda iş var: Yukarıda defans adına bahsettiğimiz isimlerin yanı sıra Joel Veltman ilk maçtan itibaren ilk 11 çıkarsa kimse şaşırmasın. Eredvisie'de Ajax forması ile geçirdiği iyi sezonun üstüne Dünya Kupası'nda vitrine çıkabilir ve takımına iyi bir bonservis kazandırabilir.

İSPANYA
EURO 2008 ve EURO 2012 ile 2010 Dünya Kupası'nı alarak son katıldığı üç organizyondan kupayla çıkan İspanya, 58 ve 62 dublesi yapan Brezilya'nın yaptığını modern zamanlarda tekrar etmek için yola çıkıyor. Oturmuş takımları ve sistemleri ile hanelerine bir kupa daha koymak için güçlerini kullanacaklar.

Kadro: Uzun yıllardır aynı isimlerin etrafında dönen Matadorlar, milli takımdan ziyade bir kulüp takımı oynuyorlar diyebiliriz. Herkesçe bilindiğinden ötürü diğer takımların aksine direkt 11 yazabiliyoruz, o kadar net bir kurguya sahipler. Casillas - Azpilicueta, Ramos, Pique, Alba - Xabi, Iniesta, Xavi - Pedro, Silva, Costa(Torres) kadrosu kimseye sürpriz olmaz. Diğer isimler ile ikinci 11'i yaptığımızda bile korku salacak bir kadro oluşuyor.

Teknik Direktör: Ülkemizde Yeniköy Kasabı(!) tabirine maruz kalan tecrübeli antrenör Vicente Del Bosque üst üste 4. büyük kupasına oynuyor. Akıcı oyun ve pasa dayalı sistemlerini oturtmasının avantajı onu ve ekibini rakiplerinin önüne geçiriyor.

Bunda iş var: Yıllar sonra gelen Atletico Madrid şampiyonluğunun önemli aktörlerinden Koke bu turnuvada milli formayla da yıldızını parlatmaya devam edebilir. Şimdiden bile transfer için adı geçmeye başladığını düşünürsek, milli takımda da göstereceği iyi bir performans, Atletico'nun belirlediği serbest kalma bedelini düşünmeden verecek takım sayısı artabilir.

Grup ile ilgili tahminlerimiz ise şöyle: 
Ögeday: 1. Hollanda 2. İspanya 3. Şili 4. Avustralya
Mustafa: 1. İspanya 2: Hollanda 3. Şili 4. Avustralya 

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Grup F: Ön İnceleme


Herkesin şöyle bir baktığında Arjantin’in peşinde Bosna-Hersek’in çıkacağını tahmin ettiği bir grup. İki takım da rakipleri İran ve Nijerya’ya göre daha güçlüler. Sürprize çok yer olmayacağını düşünsem de kaybedecek bir şeyi olmayan İran ve Nijerya  son ana kadar grupta heyecanı üst düzey tutacaktır.

Arjantin

Bir Arjantinlinin en büyük hayali Brezilya’da Dünya Kupası kazanmaktır diye düşünüyorum. Önlerine bu şans geldi ve kendi standartlarına göre kolay bir gruptalar.

Kadro:

Arjantin’in açıklanan 26 kişilik kadrosunda 24 yaşındaki savunma oyuncusu Marcus Rojo’dan daha genç bir isim bulunmuyor. Oyuncuların büyük bir kısmı bir sonraki kupada da forma giyebilecek yaşlarda (26-30 arası dağılım) olsa da yaş itibariyle şimdiki kadar verimli olamayacakları açık. Bu da Brezilya’da oynanan kupada takım için altın çağlarını sahaya yansıtmaları için motivasyon unsuru olacaktır.

Tabi ki kaptan Lionel Messi başta olmak üzere, Agüero, Di Maria, Higuain, Lavezzi oldukça korkutucu bir hücum hattına sahipler. Öyle ki Juventus’ta tekrar parlayan Tevez bile -Sabella ile ilgili açıklamaları nedeniye çok beklenmese de- bu kadroda yer bulamadı. Messi ve Higuain’in elemelerde adam başı 10 gol attığını göz önüne alırsak Arjantin’in grup aşamasında gol bulmakta çok da zorlanmayacağı açık.

Hücum kadar güven vermeyen savunmada ise göze ilk çarpan isim oldukça iyi bir sezon geçiren, Portekiz’de üç kupayı kazanıp Avrupa Ligi’ni penaltılarla kaçıran Benfica’nın savunma gücü Ezequiel Garay. Benim Bayern Münih’te oynadığı zamandan beri güvenmediğim ve bu seviyede forma giyebilmesine şaşırdığım Manchester Cityli Demichelis ise savunmada saatli bomba olarak görev yapmak üzere kadroya alınmış ve Sabella’nın açıklamalarına göre son 23e kalacak gibi görünüyor. Açıkçası oynarsa da bu lafları yedirecek bir performans beklemiyorum.

Teknik Direktör: Alejandro Sabella

2011’de Arjantin’in başına gelen Sabella’nın 2009’da başlayan teknik adamlık kariyerinde Estudiantes’ten başka çalıştırdığı bir kulüp bulunmuyor. Orada da ilk yılında Copa Libertadores’i kazanmayı başarmış. Takıma gelir gelmez Messi’ye kaptanlığı vermekle başlayıp keskin hamleler yaptı. Tevez ile tartışması Tevez'in milli takımdan ayrılmasına sebep oldu. Venezuela’ya deplasmanda 1-0 yenilip tereddüt yaşatsa da Arjantin’i eleme gruplarından 1. olarak çıkarmayı başardı.  Daha önceki teknik direktörlerden daha az şöhrete sahip olmasına rağmen takım, özellikle Messi, oynatmaya istediği futboldan keyif alıyor gibi gözüküyor.

Bunda iş var:
Elbette herkesin gözü Lionel Messi’nin üzerinde olacak özellikle de üzerinde “milli takımda iş yapmıyor” eleştirilerinin baskısı varken. Ama gözler onun üzerindeyken daha fazla parlayabilecek bir isim var: Angel Di Maria. Özellikle Şampiyonlar Ligi finalinde oldukça formda gözüken Real Madrid’in kanat oyuncusu Dünya Kupası’nda bu formunu koruyarak takımının ilerlemesinde büyük pay sahibi olabilir.

Bosna-Hersek
2010 Dünya Kupası ve 2012 Avrupa Kupası play-off eşleşmelerinde Portekiz’e elenen Bosna-Hersek durumdan ders çıkartmış olacak ki Brezilya’ya eleme grubunu hücuma dayalı saldırgan bir futbolla 1.bitirerek geldi. Kaliteli oyuncularıyla gittikçe güçlenip orta-üst sınıf bir takım olan Bosna-Hersek katıldığı ilk Dünya Kupası’nda hücumcu futboluyla biz izleyenlere keyif verecek gibi görünüyor.

Kadro:
Bosna kadrosu oldukça kaliteli birçok futbolcuyu içinde barındırıyor. Takımın defansif yönü hücuma göre daha zayıf kalsa da kalede Stoke City’nin parlayan kalecisi Asmir Begovic ve B.Leverkusen’in stoperi Emir Spahic’in varlığı taraftarlara bir nebze de olsa rahatlık veriyor.

Kadroda sadece iki forvetin olması ise dikkat çeken bir nokta. Bu forvetlerden birinin Edin Dzeko diğerinin Vedad Ibisevic olması kağıt üstünde yeterli gibi görünse de yaşanacak bir sakatlık veya alınacak cezalar forvet bölgesinde ciddi sıkıntılara yol açacaktır. Susic’in bu durumda kullanmayı düşündüğü oyuncu ise bir sağ kanat oyuncusu olan ve İBB’de forma giyen Edin Visca olarak tahmin ediliyor. Ibisevic demişken, 2008-2009 sezonunda Hoffenheim’ı ligin ilk yarısında ligin tepesine çıkarmışken hazırlık maçında yaşadığı sakatlık olmasaydı o sezon hem kendisi hem de Hoffenheim için çok farklı olacaktı.

Bosna’nın en güçlü olduğu yer ise ortasaha. Çin’de forma giyiyor olmasına rağmen takımda hala maestro konumda olan Misimovic, Roma’da harika bir sezon geçiren Pjanic, Lazio’da forma giyen Senad Lulic’in yanında ülkemizde Gençlerbirliği’nde forma giyen Haris Medunjanin ile K.Erciyesspor’da oynayan Senijad Ibricic, İBB ile Süper Lig’e çıkan Edin Visca ve herhangi bir hayrını görmediğimiz, Galatasaray’dan da ayrılacak olan Izet Hajrovic gibi isimler var.

Teknik Direktör: Safet Susic

Ülkemizde 1996-1998 yılları arasında İstanbulspor’u çalıştırdıktan sonra 2004’te geri dönüp 2009’a kadar gezici teknik direktörlük yapmış olan Susic elemelerde Bosna Hersek’e oldukça saldırgan bir futbol oynattı ve bunun sonucunda 10 maçta 8 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak gruptan birinci çıkardı. Grupta maç başına 3 gol ortalamayla oynayan bir Bosna yaratmayı başaran Susic genelde Misimovic’i 10 numara pozisyonunda kullanırken Pjanic’e Misimovic’i destekleme görevini verdi. Güçlü takımlara karşı tek forvete dönse de maçların genelinde ikili forvet hattını bozmadı. Neden bu kadar hücuma yönelik oynadığı sorulduğunda da “elimdeki malzeme bu, savunamayız saldırmak zorundayız” gibi bir cevap vermişti.  Bu mentalite Dünya Kupası’nda iş yapacak –umarım yapar- mı merak ediyorum.

Bunda iş var: 
Miralem Pjanic
Bu sezon Roma’da yıldızı iyice parlayan ve Milan’a attığı golde lügatımıza sağdan atıp sağdan geçmeyi kazandıran 24 yaşındaki futbolcu, Misimovic nedeniyle kanatta oynuyor olsa da Bosna’nın bu noktaya gelmesine büyük katkı verdi.  Tekniği ve oyun zekası oldukça yüksek olan Pjanic, kupada Misimovic’in gölgesinden sıyrılıp Dzeko’yu bile arkaplanda bırakacak bir performans gösterebilir.


Nijerya


5. kez Dünya Kupası’na katılan ve 4.kez kura şansları(!) yüzünden Arjantin ile aynı gruba düşen Nijerya’nın kupadan beklentileri o kadar da büyük değil. Daha önce 2 kez son 16ya kalan takım  mümkünse bu başarıyı bir üst basamağa çekmek istiyor.

Kadro:

Nijerya’nın şu anda genç oyuncuların biraz daha ağırlıklı olduğu 30 kişilik bir kadrosu var. Bu kadroda ilk tanıdığımız isimler Fenerbahçe’de forma giyen ve forvet rotasyonunda şans bulduğunda  12 gol atan Emmanuel Emenike; yine bir dönem Fenerbahçe’de oynamış Joseph Yobo ve bu sezon Çaykur Rizespor’da 2 gol atan defans oyuncusu Godfrey Oboabona var. Bu isimler dışında futbolseverlerin tanıdığı kaleci Vincent Enyeama, John Obi Mikel, Victor Moses, Peter Odemwingie ve Shola Ameobi kadroda bulunan oyuncular. Oyuncuların çoğu Avrupa’da forma giymekte.

Teknik Direktör:  Stephen Keshi

Nijeryalı bir futbolcu olan Keshi, 2004’te başladığı teknik direktörlük kariyerinde Nijerya’dan önce Togo ve Mali takımlarını yönettikten sonra 2011 yılında Nijerya’nın başına geçmiş. Keshi, 2013 yılında futbolcuyken de kazandığı Afrika Uluslar Kupası’nı takımına kazandırdı.  Takımını Dünya Kupası’na  Afrika elemelerinden namağlup getirmeyi başardı.

Bunda iş var:

Ahmed Musa. 21 yaşındaki sağ kanat/forvet oyuncusu VVV-Venlo’da sürati ve top sürüş becerisiyle birçok takımın dikkatini çekse de CSKA Moskova’ya transfer oldu. Son 2 sezonda 69 maç 12 gol gibi bir istatistik yakaladı. Bu turnuvada Nijerya’nın grupta oynayacağı maçlarda kontra atakların etkili ismi olması mümkün.

İran
Açıkçası İran futbolu hakkında Mustafa Denizli’nin bir dönem orada takım çalıştırması ve çocukluğumdan yarım yamalak hatırladığım Ali Daei dışında bilgim yok. Biraz araştırma yaptığımda da Dünya Kupası’na dair faydalı bilgilere ulaşamadım. Bu sırada İran’ın ilk FIFA resmiyetindeki maçını 1950’de Türkiye ile oynayıp 6-1 kaybettiğini, bunun da 1958’de G.Kore’ye yenildikleri 5-0 ile birlikte en ağır yenilgileri olduğunu öğrendim.
Bugüne kadar 1978, 2006 ve 2010 kupalarına katılan İran’ın gruptan çıkmak gibi bir başarısı bulunmuyor. Bu başarıyı da burada elde edecek gibi görünmüyorlar.  2006 ve 2010’dan hatırladığım kadarıyla çok iç açıcı bir futbol ortaya koymamışlardı.

Kadro:
Kadronun çok büyük bir bölümü  İran’da forma giyen futbolculardan oluşuyor.  En bilindik isim Fulham’ın ortasaha/sağ kanat oyuncusu Ashkan Dejagah. Uzun yıllar Almanya’da forma giyen Dejagah Almanya U21 takımına kadar yükselse de 2012 yılında milli takım olarak İran’ı seçmiş bir isim. Aynı yıl Fulham’a transfer olan futbolcu Fulham’ın küme düşmesine engel olamadı.

Teknik Direktör:  Carlos Queiroz

1989 yılından beri Portekiz, Sporting Lisbon, Güney Afrika, Real Madrid gibi takımları çalıştırıp, 2 kez de Manchester United’da Sir’ün yardımcılığını yapan Queiroz 2011 yılından beri İran’ın başında bulunuyor. Kariyerinde büyük başarılar olmayan ve son kupada Portekiz’i yöneten teknik adam, 4 maçta sadece Kuzey Kore’yi yenebildiği için görevine son verilmişti. Queiroz, İran’ı Asya elemelerinde Güney Kore, Özbekistan, Katar ve Lübnan’ın olduğu grupta 8 maçta 16 puanla 1. çıkartarak Dünya Kupası’na getirdi.

Bunda iş var:

Serdar Azmoun. Rubin Kazan’a transfer olan İranlı 19 yaşındaki forvete ülkenin büyük bir umutla baktığı yazılmış. İran U17’de 6 maçta 7, U21’de 17’de 19 gol gibi performanslarla oynayan Azmoun Türkmen kökenliymiş. Bunu yazmamdaki tek sebep ilerde transfer edersek yerli olarak oynatıp oynatamayacağımızın kafama takılması. Eğer kendisinden beklendiği gibi gelişirse Ali Daei’yi geçebileceği iddia ediliyor, bu turnuvada forma bulursa bu iddiaların gerçekçiliğini belli edecek.


Tahminler:
Mustafa: 1-Arjantin 2-Bosna-Hersek 3-Nijerya 4-İran
Ben: 1-Bosna-Hersek 2-Arjantin 3-Nijerya 4-İran
(Mantıklı olan Mustafa'nın tahmini ancak ben Bosna'nın acemi şansının yardımıyla (!) sürpriz yapabileceğini düşünüyorum)

24 Mayıs 2014 Cumartesi

Grup G: Ön İnceleme




Turnuvada D grubuyla birlikte ölüm grubu sıfatına yakışan G grubu turnuvanın en çetin ikincilik mücadelesinin verileceği grubu olmaya aday. Ancak favori Almanya’nın bile yaşayacağı bir kaza soğuk terler dökmelerine sebep olabilir.

Almanya

2002’den beri (Euro 2004 hariç) her turnuvada kupanın en önemli adaylarından olup da bir türlü mutlu sona ulaşamayan Almanya bu yıl da Brezilya’da hiçbir Avrupa takımının başaramadığı bir şeyi başarmaya çalışacak: Güney Amerika’da kupa kazanmak. 18 yıldır kupaya hasret olan Almanya’nın yetiştirdiği altın neslin önemli oyuncuları olan Podolski, Lahm, Schweinsteiger, Mertescaker ve Klose için de son şans olabilir –Klose 40ında da oynayabilir belli olmaz o yüzden-. Almanya geçmişteki karanlık dönemden dersler çıkardığı için belki uzun bir süre jenarasyon sıkıntısı yaşamayacak ancak yine de bu oyuncuların bir kupa kazanamadan futbolu bırakmaları büyük haksızlık olur. Benim gibi bir Almanya dilencisi için özellikle.

Bu turnuvada tarihi belalıları İtalya ile finale kadar karşı karşıya gelmeleri mümkün olmayacağından -İtalya’nın da eleneceğini düşünerek-  Almanya’nın final oynama ve kupayı kazanma şansını oldukça yüksek görüyorum. Bu yolda da Brezilya’dan 2002 finalinin intikamı alınabilir.

Kadro: Açıklanmış 27 kişilik ön kadroda sürprizler var ve tartışmalar söz konusu. Takımın en yaşlı oyuncusu 36 yaşındaki efsane –bana göre hakkı da yeterince verilmeyen- golcü Miroslav Klose. 2011’de Galatasaray ile adı anıldığında çok ümitlenmiştim ama Lazio’ya gidip onları şahlandırdı. Sampdoria’da forma giyen ve Almanya’da 1 dakika bile futbol oynamamış 22 yaşındaki Mustafi, aynı yaştaki Dortmund’lu Erik Durm tecrübesizlikleri nedeniyle eleştirilen isimler –muhtemelen de son kadroda olmayacaklar-. Ama bana göre kaptan Philip Lahm’ın 2006’da henüz 22 yaşında Kosta Rika’ya attığı golle parlayan kariyeri bu gençlere bu kadar olumsuz bakmamak için yeterli.
Khedira gibi  sezonun çoğunda sakatlıklarla boğuşmuş bir ismin kadroda yer bulması da Löw’ün eleştiri konusu olduğu bir diğer nokta. Geçtiğimiz günlerde de Neuer’in kupayı kaçırabileceği iddiası çıkmıştı ama bu yalanlandı. Almanya’nın en rahat olduğu mevkilerden biri kale olsa da kimse elindekinin en iyisinden mahrum kalmak istemez.

Teknik Direktör: Joachim Löw

Löw 2006’da takımı Jurgen Klinsmann’dan devraldığında çok hoşnut olmamıştım çünkü Klinsmann’ı seviyordum ve başarılı olduğuna inanıyordum. Löw, zamanın getirdiği bir sürpriz sonucu 2006’da yardımcılığını yaptığı Klinsmann’ın yönettiği ABD ile aynı gruba geldi. Defans güvenliğini bırakmadan hücumcu ve hızlı bir oyun oynatan Löw 2010’dan önce Ballack’ı takımdan kesmesiyle polemikleri ateşlemişti hatırlayanlar olacaktır. Kafasındaki felsefeye uygun olmayan kimseyi takımda istemeyen Löw bu zamana kadar 2008 finalinde İspanya’ya, 2010 yarı finalinde İspanya’ya ve 2012 yarı finalinde İtalya’ya yenilerek “kupa kazandırabilen hoca değil” baskısını yaşamaya başladı. Löw, hazırlık maçlarını dikkate almazsak Almanya’yı buraya 9 galibiyet ve 4-4lük ilginç bir İsveç beraberliğiyle getirdi.

Bunda iş var:

Miroslav Klose: Dünya Kupası’nda 36 yaşını dolduracak olan Klose bu sezon Lazio’da 28 maça çıkıp 8 gol 5 asist ile oynadı ve 267 dakikaya bir gol sığdırarak kötü giden Lazio’da iyi bir sezon geçirdi. Kendisi Ronaldo’nun rekorunun en büyük tehditçisi ve Brezilya’da 2 gol atarsa bu rekoru ele geçirecek. Golcülüğünün yanında iş ahlakı ve disipliniyle de konuşulan bu adamın rekoru alma zamanı geldi.

Mario Götze:  Belki yazmaya bile gerek yok ama geçen sezon oldukça ses çıkartan bir transferle Borussia Dortmund’dan Bayern Münih’e  transfer olan 22 yaşındaki ortasaha oyuncusu, soğukkanlılığının yanı sıra hızı ve top sürüş yeteneğiyle Almanya’nın korku veren hücum hattının en büyük kozlarından birisi olacak.

Portekiz
2002’den beri yapılan her Dünya Kupası’na katılmayı başaran Portekiz’in bu süredeki en iyi derecesi 2006’da Almanya’da aldığı 4.lük oldu. Tarihlerindeki en iyi derece ise 1966’da İngiltere’de kazandıkları 3.lük.  Avrupa Kupası’nda ise 2004’te kendi evinde yapılan turnuvada finalde Yunanistan’a yenilerek kupayı kaçıran Portekiz’den beklentiler çok da büyük değil. Cristiano Ronaldo’nun önderliğinde sürpriz yapabilirler mi bunu grup maçlarında göreceğiz.

Kadro: Portekiz’in final kadrosu açıklandı. Tabi ki gözler takımın yıldızı ve en büyük kozu kaptan Cristiano Ronaldo’da olacak. Kadronun geneline baktığımızda futbola göre orta-yaşlı ve yaşlı sayılabilecek oyuncuların fazlalığı göze çarpıyor. Nani, Coentrao, Pepe, Rui Patricio gibi tanıdık bir sürü isim var.  Ülkemizde Fenerbahçe’de oynayan Bruno Alves ve Raul Meireles ile Beşiktaş’ın gol yükünü çekmeye çalışan Hugo Almeida da kadroda yer alan isimler.

Teknik Direktör: Paulo Bento

Bento, futbolculuk ve teknik direktörlük kariyerinde Portekiz dışına hiç çıkmamış bir isim. Takımını Euro 2012 eleme gruplarında devraldıktan sonra başarılı bir grafikle Euro 2012 yarıfinaline kadar çıkartıp şampiyon İspanya’ya penaltılarla kaybetti. Dünya Kupası’na gelirken de Zlatan İbrahimovic vs. Cristiano Ronaldo şeklinde görülen –ki öyle oldu- play-off maçlarında İsveç’i elemeyi başardı. Portekiz’i ilk kez bir Dünya Kupası’nda yönetecek Bento’nun oynattığı futbol çok beğenilip övgüler almasa da bu atmosferde beklentileri aşmayı başarabilir.

Bunda iş var:

Portekiz kadrosunda genç oyuncular mevcut ancak içlerinden sadece bir tanesi ön plana çıkıyor: William Carvalho. 22 yaşındaki Angola doğumlu genç ön libero bu sezon Sporting Lisbon ortasahasının değişmez isimlerinden bir tanesi oldu. Liverpool ve Manchester United’ın yanında başka takımların da transfer etmek için uğraş verdiği söylenen genç oyuncu turnuvada forma şansı bulmak için oldukça iyi oyuncularla kapışacak fakat forma şansı alabilirse kariyeri için büyük bir sıçrama yapabilir.

Tabi ben buraya Bruma’yı yazabilmek isterdim. Kupa maçında çok talihsiz bir sakatlık yaşayan 19 yaşındaki genç kanat oyuncumuz açısından en üzüldüğüm nokta bu turnuvayı kaçıracak olması. Nasip bir sonraki turnuvaya diyelim.

Gana:
2010’da Uruguay’a Suarez’in efsanevi el müdahalesi ve peşinden kaçan penaltı ile elenerek yarı finalin kıyısından dönen Gana bu sefer aynı noktaya gelebilmek için sürprizlere imza atmak zorunda. Bunun için oldukça tecrübeli oyunculara sahipler fakat yarışacakları takımlar oldukça zorlu.

Kadro: Gana’nın şu andaki 26 kişilik ön kadrosunda futbolseverlerin yakından tanıdığı birçok isim mevcut ve birçoğunun da milli takım tecrübesi oldukça fazla. Bu sezon Juventus’un şampiyonluğunda ortasahanın en önemli isimlerinden olan Kwadwo Asamoah, bir diğer önemli isim Essien, Schalke 04’ün silahlarından Kevin-Prince Boateng, takımda en çok milli maça çıkmış Sulley Muntari ve Birleşik Arap Emirleri’nde oynasa da hala rakip savunmalar için korku salan Asamoah Gyan şüphesiz Gana’nın en büyük kozları olacaklar. Ülkemizde Eskişehirspor’da forma giyen ve izlediğim maçlarında oldukça başarılı bulduğum Jerry Akaminko da Gana için ter dökecek.

Teknik Direktör: James Kwesi Appiah

Kendisi Gana’yı Dünya Kupası’na götürerek bir ilki başarmış ve Dünya Kupası’na giden ilk siyahi Afrikalı teknik direktör olmuş. Kendisi ülkesi dışında futbol adına İngiltere’de aldığı eğitimler dışında bir faaliyette bulunmadığı için hakkında bilgi edinmek zor, belki de bu kupa onun daha fazla tanınmasını sağlar.

Bunda iş var:
Majeed Waris. 22 yaşındaki Spartak Moskova’lı futbolcu bu sezonun yarısında kiralık gittiği Valenciennes’te 15 maçta 9 gol atmayı başarmış ve formuyla takımdaki gençler arasında en çok öne çıkan isim. Asamoah Gyan’a iyi bir alternatif olmanın yanı sıra formayı da ondan alabilir.

Amerika Birleşik Devletleri
7.kez üst üste Dünya Kupası’na katılıyor olsalar da 2010’daki turnuvaya kadar herkes ABD’nin bir futbol turnuvasına katılmasıyla ilgili şakalar yapıyordu. 2010’da gösterdikleri son 16ya kalma başarısı ve performans, İngiltere karşısında aldıkları galibiyete eşdeğer gördükleri 1-1lik beraberlik –Robert Green ve Jabulani sayesinde- bu şakaların biraz kesilmesine sebep oldu. Bu turnuvada geçen sefer elendikleri Gana’dan grup aşamasında intikam alma fırsatı bulacaklar. Teknik direktör Jurgen Klinsmann için de Almanya karşısında eski yardımcısı Löw’e karşı mücadele verecek olmak ilginç bir hikaye ortaya çıkartabilir.

Kadro:
Klinsmann dün itibariyle 23 kişilik final kadrosunu açıkladı. Oldukça ağırlıklı bir şekilde MLS’ten oyuncu seçen Klinsmann bu kadroyu Almanya’da forma giyen oyuncularla destekledi. Takımdaki en tecrübeli isimler kaleci Tim Howard, şu anda Meksika’da oynayan DeMarcus Beasley ve Seattle’da forma giyen Clint Dempsey. Beşiktaş’a transfer olan Jermaine Jones ile kısa bir dönem Bursaspor’da forma giymiş Jozy Altidore da kadroda yer alan isimler.

Kadro konusunda en büyük patırtı London Donovan’ın dışarda bırakılması ile koptu. Kadro açıklandığı saatlerde Twitter’da tabiri caizse “çarşı karıştı”. Birçok kişi Donovan’ın göbeğini bu kadro dışıya sebep gösterirken, bir kısmı kararın aylar önce verildiğini yazdı bunlara karşı Donovan’ı savunan kişiler de ABD’nin Donovan’ı çok arayacağını, onun kadar tecrübeli ve başarılı bir oyuncunun eksikliğinin maçlarda hissedileceğini  belirtti. Ben ise Donovan’ı sevmeme rağmen Klinsmann’ın Almanya’da yaptığı gibi geleceğin takımını hazırladığını ve uzun vadeli planlar yaptığını düşünüyorum ve bu kararı haklı buluyorum.

Teknik Direktör: Jurgen Klinsmann. 

Almanya’nın efsane futbolcusu ve şu anki takımda emeği yadırganamayacak teknik direktörü bu turnuvada daha önce belirttiğim üzere Almanya’ya karşı mücadele edecek. ABD’yi futbol açısından ileri seviyelere taşıyacağı konusunda şüphem yok ve bu turnuvada da ABD’nin imza atacağı bir sürprizde en büyük payın kendisinde olacağını biliyorum. Olası kötü sonuçlarda ise Donovan’ı dışarda bıraktığı için sertçe eleştirilecek ancak kendisi mutlaka buna da hazırlıklıdır.

Bunda iş var:

Burada hem cahilliğimden dolayı affınıza sığınıyorum hem de 2010’daki kupadan beri beğendiğim bir topçuya torpil yapıyorum.  26 yaşında olsa da, Avrupa kariyerinde belki de yanlış takım tercihleri yüzünden beklenen patlamayı yapamamış olsa da Michael Bradley’den bu turnuvada da başarılı bir performans bekliyorum. Halihazırda Toronto FC’de forma giyen ve daha sözleşmesi olan ortasaha oyuncusunun kafasında böyle bir plan var mı bilemem ama turnuvadan sonra bir kez daha Avrupa’ya açılma şansı bulabilir. Hatırlayanlar olacaktır kendisinin adı bir dönem Galatasaray ile de anılmıştı. Bize gelse belki farklı bir kariyeri olurdu.


Grupla ilgili tahminlerimiz ise şu şekilde:

Mustafa: 1- Almanya 2- Portekiz 3- Gana 4- ABD
Ben: 1-Almanya 2-ABD 3-Portekiz 4-Gana

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Grup H: Ön İnceleme


Turnuvanın dengeli gruplarından bir tanesi H grubu. Gruptan çıkacak takımlarla ilgili genel kanıya yakın bir düşüncem olmasına rağmen, bu grup bende sürpriz havası estiriyor içten içe. Grubun bir diğer özelliği de takım kimliklerini bir dönem kaybetmelerine rağmen, doğru teşhis ve tedavi ile bir atılım yapmaları ve yeniden turnuva takımına dönüşmeleri. Grupla ilgili olarak, fikstüre bakıldığında (grafikteki saatler TSİ) 22 Temmuz günü oynanacak olan Belçika - Rusya eşleşmesinden galip geleni kaderi kendi dileği doğrultusunda çevirecektir. Takımlara tek tek bakacak olursak:

CEZAYİR
Kuzey Afrika temsilcisi, kıta elemelerinde grubunu lider bitirip play-off'ta Burkina Faso'yu geçerek, 2010'den sonra 2014'e de geldi ve istikrarlı bir iş yapmış oldu. Çekişmeli geçecek grup maçlarını tarihlerinde ilk kez aşmak ve 2. tura çıkmak isteyeceklerdir.

Kadro: Açıklanan 30 kişilik geçici kadroyu incelediğimizde, ekibinin büyük çoğunluğunu Avrupa'da oynayan oyuncular oluşturuyor ve bunların çoğu üst sınıf 5 ligdeler. Stoper olarak oynayan takım kaptanı Bougherra, devre arasında transfer olduğu Napoli'de uyum sorununu çabuk aşıp iyi bir dönem geçiren sol bek Ghoulam defansın önemli isimleri. Orta sahada tecrübeli Yebda'nın yanı sıra Brahimi ve Interli Taider önemli isimler. Hücumda ise Feghouli, Slimani ve Soudani'nin skora katkıları Cezayir için çok önemli.

Teknik Direktör: Ülkemizden de tanıdığımız Boşnak hoca Vahid Halilhodzic'in takımla dördüncü yılı ve dokuları tutmuş görünüyor. Kıta elemelerinde takımına hücum ağırlıklı bir oyun oynatan kurt hocanın disiplinine sadık mı kalacağını yoksa farklı stratejiler mi izleyeceğini merak etmekteyim.

Bunda iş var: Bu yılın henüz başında milli takım tercihini Cezayir'den yana kullanan son hazırlık maçında ilk kez milli formayı giyen 19 yaşındaki Bentaleb, -eğer 23 kişilik kesin kadroda olursa- takımın parlamaya en açık isimlerin başında görüyorum. Süre aldığı Tottenham maçlarında pozisyon alması ve doğru tercihleri ile benim gibi pek çok kişinin dikkatini çekmiştir. Bunun yanı sıra kanatlarda ve en uçta oynayabilen, mevcut sezonu Dinamo Zagreb'te çok iyi geçiren (45 maçta 20 gol & 11 asist) Soudani, kariyerinde bir sıçrama yapmak isteyecektir.

BELÇİKA
Evlerinde gerçekleşen EURO 2000'den gruptan çıkamayan Belçika büyük bir revizyon ve yenilenme ile milli futbollarını rayına oturttular. Yeni çehreleri ile ilk kez U23 kadroları ile 2008 Olimpiyatları'nda yarı final yapan kadroyu oluşturdular, öyle ki o kadrodan tam 7 kişi açıklanan kadronun içinde bulunuyor. Turnuvanın benim için en büyük sürpriz ihtimalini oluşturan ekibi.

Kadro: Belçika kadrosu büyük bir potansiyel içermekte. Kadronun tamamına yakını ülke dışında oynuyor, ve 24 kişilik geçici kadronun büyük çoğunluğu ise Premier Lig'de (11) oynamakta. Kalede hangisi oynasa itiraz edilmeyecek kalibredeki Courtois ve Mignolet, defansta Premier Lig'de takımlarında banko oynamış Kompany, Verthongen ve Vermaelen'i görüyoruz. Orta sahada çevik ve tatlı sert oyunları ile dikkat çeken Fellaini ve Witsel ile yaratıcı oyuncular Hazard ve De Bruyne forma bekleyecekler. Kanatlarda Mertens ile henüz milli takım tercihini Belçika olarak seçen Januzaj sivrilen isimler. "Yeni Drogba" olarak tanımlanan Lukaku, Mirallas en uç pozisyonun en güçlü adayları. Eğer sakatlık olmasaydı Benteke de bu hücum hattını zenginleştirecekti.

Teknik Direktör: Marc Wilmots, hafızasını zorlayan futbolsever dostların, futbolcuğunu Schalke'den hatırladığı bir hoca. Son iki yıldır baş direktörü olduğu milli takımda, aktif futbolculuğunda olduğu gibi hücum ağırlıklı bir oyun oynatmayı seviyor. Belçikalı hocanın bize izlemekten keyif duyacağımız bir takım izleteceğinden şüphem yok.

Bunda iş var: Aslında kendisini hepimiz tanıyoruz ama milli takım tercihini henüz seçtiği için Adnan Januzaj, gelişmekte olan ismini daha da ileri götürmeye çok müsait durumda. Adnan'ın yanı sıra, Benteke'nin sakatlığı dolayısıyla tercih edilen U19 genç takımının yıldız adaylarından  Divock Origi, ayağına gelen bu şansı değerlendirmeye çalışacaktır.

RUSYA

2006'dan bu yana uluslararası tanınırlığı yüksek hocaların yönetimi sistemi ile son 4 büyük turnuvanın 3'üne katılma başarısı gösterdiler. Aynı zamanda bir sonraki ev sahibi olarak turnuvaya katılıyorlar. Mevcut ön tahminlere göre Belçika ile gruptan çıkmanın en büyük adayları durumdalar.

Kadro: Rusya, açıklanan kadrolara göre en domestik ekibi kuran 2 takımdan biri, öyle ki 30 kişilik geçici kadrolarında Pogrebnyak dışında ülke dışından oyuncu yok. Pozisyonlara bakarsak kalede, üst düzey kaleci arayan tüm takımların uzun listelerine mutlaka giren Akinfeev, büyük bir aksilik çıkmazsa oynayacak kaledee. Defansta tecrübeli oyuncular Anyukov ile Berezutski kardeşlere büyük görev düşecek. Orta sahada Zhirkov, Shirokov, Denisov'un formları ile Dzagoev'in yaratıcılığı Rusya için kilit durumlar. Kerzhakov, Pogrebnjak ve Kokorin takımın skor yükünü çekmeye çalışacaklar.

Teknik Direktör: Kulüp takımlarında pek çok kez şapkadan tavşan çıkardığına şahit olduğumuz Capello, 2008'de İngiltere ile başladığı ulusal takım kariyeri, çoğunluğu pek de tatmin etmedi açıkçası. Yine de Rusya'yı grubunun lideri olarak Dünya Kupası'na ulaştırmayı bildi. İtalyan hocayı zorlu bir fikstür ve zorlu rakipler bekliyor.

Bunda iş var: Fabio Capello, biraz da mentalitesinin de doğrultusunda oldukça tecrübeli bir ekip tercihinde bulundu.  Bu sebeple yüksek potansiyelli bir oyuncunun gün yüzüne çıkması pek mümkün görünmüyor. Ancak, yıllardır pek çok büyük scout ekibinin izlemesinde olan, fakat o beklenen patlamayı (beklenen patlama demişken Aydın Yılmaz'a saygılarda bulunalım) uluslararası boyutta henüz gösteremeyen Dzagoev'in göstereceği performans ile büyük liglere transferini sağlayabileceği bir turnuva izleyebiliriz. Dzagoev ile birlikte dikkat çekecek bir diğer oyuncu da genç santrafor Kokorin. Soğukkanlı bir oyun görüşü ve bitiriciliğe sahip Kokorin oldukça ilgi çekecektir.
KORE CUMHURİYETİ

1980'lerin başında kurmalarıyla başlayan yapılanmaları ve büyük özverileri ile Kore futbolunu sağlam temele oturtmaya başladı uzakdoğu temsilcisi. Öyle ki, ligleri kurulduğundan bu yana olan tüm turnuvalara (1986'dan bu yana üst üste 8. aralıksız turnuva) katıldılar ve herkesin hatırlayacağı gibi 2002'nin ev sahiplerinden biri oldular. Turnuva alışkanlıkları ile gruptaki rakiplerine pürüz çıkarabilecek potansiyeldeler.

Kadro: Sağlam yapılanma ile günümüze gelen Kore futbolu artık global futbol dünyası ile de entegre olmaya başladı. Açıklanan 23 kişilik kadrolarında 9'u Avrupa liglerinde olmak üzere, 17 lejyoner futbolcusu var. Açıkçası Asya'da oynayanların çoğunu bilmiyorum ama Avrupa'da oynayanların profiline bir nebze olsun hakimim. Augsburglu Hong Jeoh-ho stoper rotasyonunda epeyce görev aldı. Avrupa'da ilk olarak Celtic'e gelen Ki Sung-yueng, Sunderland ortasahasında fiziği ve çevikliği ile iyi maçlar çıkardı ve hatta kritik goller de attı. Forvette ise bu sezon Leverkusen'de iyi bir sezon geçiren Son Heung-min skor yükünü çekecek isimlerin başında gelecektir. Takımın diğer Augsburglusu Kim Jin-su ise kısır bir sezon geçirmesine rağmen turnuvada elinde geleni yapacaktır.

Teknik Direktör: Kore Cumhuriyeti'ni hocası ile ilgili doğrudan bir fikrim yoktu açıkçası ama fotoğrafını gördüğümde bir tanıdık geldi. Sonra araştırdığımda 2002 Dünya Kupası'nda bize karşı oynamış ve takımın kaptanlığını yapmış. Milli takımdaki hocalık geçmişi ise 2009'da U20 ile başlamış. 2012 Yaz Olimiyatları'nda U23 takımını çalıştırdıktan sonra da son bir yıl A takımın baş antrenörü. Yardmcı antrenörlük döneminde Hollandalı tanınmış teknik direktörler Advocaat ve Verbeek ile çalışmasını mutlaka kariyerinde etkili olmuştur.

Bunda iş var: Dört sezon önce, 18 yaşında geldiği Bundesliga'da önce Hamburg, son sezonda ise Bayer Levekusen forması giyen Son Heung-min kadronun parlaması en beklenen ismi. 2013/14'te resmi maçlarda 12 gol attı. İzlediğim maçlarında hangi ayağının birincil olduğunu anlayamadım, öyle iyi kullanıyor iki ayağını da. Onun dışında hızlı ve hızını da iyi kontrol edebiliyor. Kendisini daha yakından tanımak isteyenler için ise Bundesliga'nın resmi youtube hesabındaki videosunu buradan izleyebilirsiniz.



Grupla ilgili öngörülerimize gelirsek; hem Ögeday, hem de ben 1. Belçika, 2. Rusya, 3. Kore ve 4. Cezayir olarak düşünüyoruz. Bakalım ne kadar tutturacağız.